İSMAİL HAKKI EDEBALİ  VE HAKKI TOĞAY YILMAZ

İSMAİL HAKKI EDEBALİ VE HAKKI TOĞAY YILMAZ

İsmail Hakkı Edabali… 

Yıldırım Belediye Başkanı… 

Daha öncesinin Ak Parti İl başkanlığının yönetiminde teşkilat başkanı… 

Yani Bülent Arınç devrinin Bülent beye en yakın çalışan mesai arkadaşlarından. 

Meşhur…;  

Hani o genel olarak pek kimseye samimi gelmeyen gülüşüyle anlatılır ve tanınır… 

Kim olursa önüne gelenin dediğini şöyle kulağını uzatıp bir dinler… 

Ve meşhur o iki sözünü söyler… 

“Tamam bakarız… 

Tamam hallederiz…” 

Bakma kısmı genel olarak uzaktan bakılırda… 

Yıldırım’da halledilen önemli bir sorun neredeyse 5 yıl geçmesine rağmen ben hala duymadım. 

Duyan, gören varsa buyursun ve belgelesin onları da yazalım. 

Bildiğim belgeli olan tek şey bu önüne gelene “Ben finansal uzmanım” diyen… 

Karşısında ki kim olursa olsun; 

“Her şeyin en iyisini ben bilirim” tarzında konuşan…   

Devamlı olarak karşısında biraz kendi işine gelmeyen bir insan gördüğün de hemen hep aynı taktiği yaparak; 

Karşısında ki insanı hemen itibarsızlaştırmaya ve psikolojik üstünlük kurmaya çalışan birini bu kadar liyakat sahibi memuru varken hiç yoktan alarak Prensi yaptığı… 

Kimdir bu…? 

Hakkı Toğay Yılmaz… 

Bu beyefendi kimdir neler yapmıştır …? 

Şöyle bir bakalım… 

Hakkı Toğay Yılmaz, sayın İsmail Hakkı Edebali’yi muhasebe müdürlüğü (Finansal Uzman) dönemin de İller bankasından mahallelere hizmet verilecek kalemleri açıklamasıyla 137 milyon lira çektirerek inanılmaz bir boca doğru sürükleyen kişidir… 

Daha da önemlisi bu çekilen paranın ne kadarının yerine ulaştığı hala meçhul. 

Bu belge elimdedir. 

Yayınlayacağım… 

İller bankasından çekilen paralarla nelerin mahallelerine yapılıp yapılmadığına; 

Yıldırım halkı ve muhtarlarımız karar versin… 

Daha da önemlisi ki bir daha söylüyorum Yıldırım belediyesi bu finansal uzman arkadaş döneminde tabir yerindeyse adeta borç batağına battı. 

Neyse… 

Şimdi başa dönelim… 

İsmail Hakkı Edebali’yi ve çalışma tarzını artık herkes tanıyor ve biliyor zaten… 

Git özel kalem müdürü Necati Turan bey’e… 

Adın soyadın alınsın… 

Tamam sizi arayacağız densin… 

Sonra bekle aranasın diye… 

Ha… 

Doğum günün falan olursa aranırsın… 

Hakkını yemeyelim şimdi belediyenin… 

Kapının önünde iki garibim çalışan gelenin geçenin azarlarlarından kulakları şişerken; 

Sayın İsmail Hakkı Edebali nerdedir…? 

Kimsenin kapısından bile giremediği; 

Başlangıç fiyatı ve bitiş fiyatı bugün bile tam açıklanamayan ve hani şu ihalesi hala kafa karıştıran Kentsel dönüşüm binası müdürlüğü diye yaptırdığı son derece lüks yapısının üst katında ki makam odasında… 

Ne makam odası ama… 

Ve nasıl bir saltanat… 

Şimdi bunları bırakalım ve gelelim adını şu bütün Yıldırım’ın değil artık neredeyse bütün Bursa’nın duyduğu Hakkı Toğay Yılmaz beye… 

Bu beyle bende birkaç kez oturdum… 

Devamlı kendisinin ne kadar büyük bir insan olduğunu anlatan ve üzerine basarak çok iyi bir finansal uzman olduğunu söyleyen biri. 

Böyle bir bölümü ben de üniversite mezunu olduğumu söylememe ve Kamu yönetimi ve İlahiyat okuduğumu belgelememe rağmen hiç duymadığımı söyleyince ise aynen yüzüme; 

“Siz devlet yönetiminden hiçbir şey anlamazsınız. 

Çünkü bu dersleri okumadınız” diyecek kadar gerçeklerden uzak biri… 

“Siz devlet yönetiminden anlamazsınız… 

Böyle bir ders görmediniz dediği insan” 

Bırak diğer okuduğu üniversiteleri… 

Kamu yönetimi mezunu. 

Hani beni aşağılayıp kendisini üstün çıkaracak ya… 

Sonra öğrendik ki bu arkadaş açık öğretim de bir ara maliye bölümüne gitmiş… 

Diploma var mı orasını ben bilmiyorum ama: 

Belediyenin resmi sitesinde ki kendisini ni tanıtan bölümde hani adı sık sık FETÖ terör örgütüyle anılan ve Rektörünün bile iki de bir de  alakamız yok diye açıklama yapmak zorunda kaldığı IŞIK ÜNİVERSİTESİ’nden bir de işletme konusun da yüksek lisansı varmış. 

Bu üniversite’nin çoğu egitim hizmeti parayladır… 

Bunu hatırlatmaya lüzum yok herhalde… 

Halbuki Rektör bey ne kadar alakamız yok diye açıklamalar yapsa da şu çok iyi biliniyor ki… 

FETÖ örgütü SİGORTA’DAN, TURİZM’E nerde büyük bir şirket kursa adını hep IŞIK  koyar… 

Eğer bu üniversitenin de  bu örgütle hiçbir bağlantısı yoksa çoktan adını değiştirmesi gerekmez miydi sizce…? 

Ülkemiz de ki adı Fetullah olan vatandaşların bile mahkemeye giderek adını değiştirdiği bir zaman da böyle bir ismin hala durması sizce normal midir…? 

Neyse… 

Bu arkadaşın öz geçmişin de böyle yazıyor… 

Böyle kabul edelim… 

Ve kararı siz verin… 

Şimdi gelelim bu arkadaşın Yıldırım Belediyesine uzanan yolculuğuna… 

Hakkı Toğay Yılmaz 1982 doğumlu… 

Kendi belediye de ki tanıtım yazısından yazıyorum… 

Çeşitli yerlerde okuduktan sonra tam yazmamış ama en son 1999 yılında İstanbul Küçükyalı’da levazım astsubaylığı okuluna gitmiş… 

Girsin sorun değil de; 

Her konu da kendini dahi olarak gösterme tavırlarıyla anılan Toğay bey burayı da girdiği yıl yine 1999’da 17 yaşında bitiriyor… 

Ve 1999’da astsubay olarak göreve başlıyor… 

Yani 17 yaşında… 

Ben böyle bir şey ne gördüm… 

Nede duydum… 

Çünkü Türkiye’de yaşayan herkes bilir ki ülkemizde okuluna göre lise bitirme yaşı bile en az 18 veya 19 dur… 

Askere gidip de 17 yaşın da bir astsubay gören varsa lütfen haber versin… 

Neyse… 

Devam edelim. 

Kendisi 17 yaşından; 

Yani 1997 yılından 2014 yılına kadar astsubaylık yapıyor. 

Sonra yine kendi özgeçmişin de üzerine basa basa yazdığı hayat hikayesinde ki cümleleri okuyalım. 

“Görev tamamlama sürem dolar dolmaz kendi isteğimle kurumdan ayrıldım” diyor… 

Kendi isteğiyle ayrıldığını dikkatle belirtiyor… 

Kurum dediği yer de yüzyıllardır Türk Milleti’nin göz bebeği olan Türk Silahlı Kuvvetleri… 

Hani herkesin çocuğunu gururla göndererek gerekirse vatan için şehit verdiği Türk Silahlı Kuvvetleri. 

Aralarına ne kadar hain karışıp yapısını bozmaya çalışsa da hala dimdik ayakta duran Türk Silahlı Kuvvetleri… 

Bari T.S.K. deseydin be Hakkı Toğay bey. 

Neyse… 

Tercihin ve içinden geçen öyleymiş… 

Öyle demişsin… 

Takdir kamuoyunun… 

Bu Toğay bey daha sonra 2014 yılında Nilüfer Belediye’sinde göreve başlıyor. 

Ama bu belediyede de aradığını bulamıyor ki söylenenlere göre şu anda içeri de olan FETÖ örgütünün en önde gelen isimlerinden biri olarak anılan albay M. Ülker’in bizzat kendi elleriyle getirilip İsmail Hakkı Edebali’ye teslim ediliyor… 

Hani şu adı Fetö namına yaptıkları hiç unutulmayan ve Bursa’da topladıkları paralarla bir çok günahsız iş adamını bile Emniyet’e gönderen Bülent Arınç’ın bizzat kendi eliyle belediye başkanı yaptığı İsmail Hakkı Edebali’nin yanına… 

Bilmem sizde de bazı şeyler çağrışım yapıyor mu…? 

Toğay bey ilk geldiği günden beri bir türlü masasında oturmaz. 

Bütün gün en alt kattan, en üste kata her yere girer çıkar… 

En sonunda da akşam olunca başkan İsmail Hakkı Edebali’nin odasının kapısının önünde belirir. 

Hem de saat kaç olursa olsun… 

Sen düz bir memursun… 

Saat 17.00 olduğu zaman olağanüstü bir şey yoksa git değil mi kardeşim…? 

Hayır Toğay bey gitmiyor… 

En son Necati Turan ve İsmail Hakkı edebali’nin odasına giriyor… 

Ve belediyeden hep beraber çıkılıyor… 

Şimdi gelelim işin bir diğer yanına… 

Bu Toğay beyin İsmail Hakkı Edebali’nin odasına girip çıktıkça belediyede ki bütün herkesin dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile bildiği müdürlerin hepsi o veya bu nedenle görevden alınıyor… 

Hiçbir liyakate bakılmadan atamalar yapılmaya başlanıyor… 

Ve birden Toğay bey; 

Finansal uzman bey yani… 

Muhasebe de aksayan hiçbir şey yokken ve son derece çalışkan bir müdür varken bir anda nasıl olduysa onun yerine geçerek muhasebe müdürü oluveriyor. 

Hayır hadi buda olabilir diyelim. 

Öyle yetkilerle muhasebe müdürü oluyor ki kendisinden sorumlu başkan yardımcısını bile kaale almayacak kadar yetkili… 

Bunu bizzat muhasebeden sorumlu başkan yardımcısının ağzından da kendi kulaklarımla da duydum… 

“Bu ne olduğu belli olmayan ve son derece anlamsız ve dengesiz hareketler yapan kişiyle muhatap olmak istemiyorum… 

Zaten başkan da böyle istiyor Mehmet abi…” 

Sonra öğrendim ki bu sözü sadece ben değil… 

Aynı başkan yardımcısının ağzından bir çok kişi duymuş… 

Ve ardı ardına belediye başkan yardımcılarının istifaları başlar… 

Yılların dürüst ve çalışkan müdürlerinin ard arda görevden alınmaları hatta bazı imzaları atmadıkları için istifaları başlar… 

Hiç alakasızken tüm parayla ilgili müdürlükler kaldırılarak bu birimlerin hepsi her nedense şeflik şeklinde Hakkı Toğay Yılmaz’a bağlanır… 

Ve artık sonun başlangıcı başlamıştır… 

Bundan sonra 15 temmuz gecesi neler mi oldu…? 

Sayın Hakkı Toğay Yılmaz doğruları söyleyerek işine gelmeyen herkese birkaç yancısıyla beraber… 

Kahpe… 

Müptezel… 

Onları ben besledim… 

(Zannedersin Yıldırım ve Yıldırım belediyesi bu şahsın… 

Kimse alın teriyle para kazanmıyor… 

Bu arkadaş besliyor…) 

Yetmiyor… 

Garibanın birine silah göstererek; 

Hani git onlara söyle akıllı olsunlar mesajı veriyor… 

Kurandan ayetler bile okuyarak karşısındakini etkilemeye çalışırken… 

Araya küfürler sıkıştırmaktan ve sallamaktan hiç çekinmiyor… 

Daha önceden de yazdım… 

Aynı o salya sümük ağlayan biri gibi… 

Anlamışındır sen sayın Finansal uzman Hakkı Toğay Yılmaz bey… 

Ama ortalığa dürüstlük timsali gibi bu kadar söz sallayan sayın Hakkı toğay yılmaz sen; 

Bütün Yıldırım belediyesinin bildiği bir trafik kazası olayının arkasında ki adam olarak kendi yaptıklarından hiç söz etmiyorsun…  

Hem de başka bir başkan yardımcısına hani o görev başında yakalamasına rağmen… 

Anladın mı bize her tür hakareti ederek korkmamız için silah gösteren Hakkı Toğay Yılmaz…? 

Bu yazdıklarımın hepsi belgeli ve şahitlidir… 

Daha önce de belge dediler… 

En az 10 tane çıkardım… 

1 tanesine cevap veremediler… 

Yine belgeli konuşmaya ve Hakkı Togay Yılmaz bey’in Yıldırım Belediyesin’in ve onun aklından her nedense bir türlü kopamayan İsmail Hakkı Edebali’nin genel olarak halk gözünde nasıl bittiğini önümüzde ki sayı da yazmaya devam edeceğim. 

Bu sırada kurulmaya çalışan tüm korku imparatorluğuna ve bana beğeni yapanlara açılan telefonlara rağmen...; 

Hala beni gerek sosyal medya’da;  

Dışarı da veya telefonla destekleyen bütün korkusuz cesur insanların hepsine sonsuz teşekkürü bir borç bilirim…

Önemli not: Bunu gerçek Ak Parti’liler hatırlattığı için yazıyorum… 

Unuttuğum için tekrar özür dilerim… 

İşler bu noktalara kadar gelmişken sizler neredesiniz acaba…? 

Aranızdan bu partinin ilçe yönetiminden en üst derecede ki kademesine kadar muhakkak birilerinin çıkarak bu konuya mutlaka el atacağını biliyorum… 

Hatta duyduğum ve çok iyi bildiğim el attığınız… 

Bundan niye kamuoyunu bilgilendirmiyorsunuz…? 

Bir çoğunuzun elinde bu yazıların olduğunu da biliyorum… 

BİR ZAMANLAR SAYIN FARUK ÇELİK’İ KARŞILAMAYA GİDENLERİ…; 

HATTA SELAM VERENLERİ BİLE PARTİDEN ATARKEN ÇALIŞAN MEKANİZMA…; 

BURSA VE YILDIRIM HALKI ADINA UMARIZ Kİ BURADA DA ÇALIŞIR…  

 

                    Hayırlı ve iyi haftalar… 

Yazarın Diğer Yazıları